
HAYKIRIŞ
Ey yüreğime hançeri saplayan ziyankâr yar
Ne sebeple susarsın? Ne demeye kaçarsın?
“Her şey yalandı” de
Hadi söyle kızmam ve de kırılmam
Güneş elvedaları solurken
Girerken gecenin koynuna kahpece
Çakılı kaldım gaile zincirine
Kolay mı geldi yar?
Kolayına mı geldi?
“Seviyorum, bırakmam, söz veriyorum” demelerin
Sevmek bu kadar kolay mı geldi yar?
Uğruna ölümlerin
Ve de
Terk edilişlerin olduğu aşka palavralar yakıştı mı yar?
Kalıbının adamı oldun mu?
Ve de oldum mu?
Bu kalıba bu aşkı koydun da alnının çatından vurdun mu?
Şimdi kıyılarıma acı ve hasret vuruyor
Dalgaların kıyıdan alıp götürdükleri ise borç hanene yazılıyor
Kimse bilemiyor
Beni ben yapan yanımı alıp ta kaçanın sen olduğunu
Şimdi yürek ketum
Konuşmaya oruçluyum
Ve de sadece farz olanı yaparım
Severim!
Yemin ederim…
Bağlamamda ki en acı nota
Mızrabım ağlıyor her sana dokunduğunda
Yetim kalan aşkımızın ardından
Yürek ağlıyor…
Sevdam ağlıyor…
Sen yoksun
Tüm şehir ağlıyor…
Bu ağıtla çekip gidebilsem bu şehirden
Ya da yakabilsem bu şehri içinde seni ve beni
Beraber kül olup düşebilsek yan yana toprağa
Oysa
Yokluğunun gerçeği
Tüm azameti ile dimdik karşımda
Akim olan bu sevda da can talan,
Gönül sefil,
Belki istedin beni
Belki sevdin bile
Kızma bana ben sende öğrendim
Belkinin kaypaklığını
Beklenen hiç gelmez
Umutta hep ondadır gelmemesine rağmen
Hüzün boğar şimdi beni
En büyük aşklar
Oysa hüzünlü olanlar değil mi?
Diyorum unut hepsini
Sev sen yine sevgiliyi
Kusura bakma sevgili sanırım çok andım seni
Ama gözlerim, dilim, yüreğim ve de tüm uzuvlarım
Anlatır seni sevmenin güzelliğini…
MLTM
