
DİYEMEDİM…
“Beni benle bıraktığın günden beri
Yüreğime kar yağıyor sevdiğim”
İçimde binlerce kelime var, sana göndermek istediğim. Duygularım var, anlatmaya çalıştığım. Sana ulaştıramadığım, söyleyemediğim binlerce sevgi sözcüklerim var. Sana “Seninle bir çift güvercin olmak istiyorum.” diyecektim, diyemedim. Diyemedim sana söylemek istediğim o binlerce kelimeyi. Ama artık yüreğimdeki beni hapseden o kelimeleri sana söylemek istiyorum. Belki okuyamayacaksın bunları, belki önemsemeyeceksin duygularımı. Ama her şeye, herkese ve hatta sana inat haykıracağım “Seni seviyorum” diye.
Ben seni Çalıkuşu Feride’nin Kamran’ı sevdiği gibi sevdim. Yıllarca, karşılık beklemeden sevgi ve kıskançlıklarla.
Ben seni Ahmet Cemil’in mavi bir gecede Lamia’ya duyduğu masum aşk gibi sevdim. Uzaktan ama bir o kadar yakın.
Ben seni Mecnun’un Leyla’yı sevdiği gibi sevdim. Yokluğunda en büyük aşkı yakalayacak kadar.
Ben seni çok sevdim. Senin beni umursamamana aldırmayarak sevdim. Hayatının bir içine dahil edip bir dışlamana rağmen sevdim. Sen beni sevmesen de… Senin beni sevmemene aldırış etmedim. Sadece sevdim. Çünkü sevgi karşılık beklemezdi bitanem. Ben seni onun için çok sevdim ama hiç diyemedim.
Sana binlerce sevgi kelimesini yüzlerce dilde söylemeyi isterdim. Ama canım demeye bile cesaret edemedim. Yüreğimdeki, ruhumdaki her zerreyi sana verdim. Anlamanı bekledim. Anlamadın. Yüreğimi kül eyledin.
Sana hep “Beni benle bırakma, beni sensiz bırakma.” dedim. Bunu derken aslında “Bitanem seni seviyorum.” diyordum. Anlamadın.
Şimdi hiç çekinmeden söylüyorum. “SENİ SEVİYORUM.”
İstersen bunu da anlama. Artık bir önemi yok. Ben alıştım seni sensiz yaşamaya. Seni sensiz sevmeye.
Sen gittin yüreğime karlar yağdırdın. Ama ben o karlardan kardelenler çıkardım. Artık hadi git sevdiğim…
KATRE
